Adımlarımla uzayan koridorun her iki kapısından sadece birine numara verilmiş. Deneyince anlaşılıyor ki numaralılar kullanılabiliyor, o da kilitli değilse. Başlarda ilginç geliyor, oysaki gereksiz duran kapılardan başka bir şey yok ortada.

Bitmeyecek bu derslikler, üçüncü yılındayım, uzayıp gidecek.

Uzayacak; ama zaman durduğu yerde duracak, geçmeyecek, hem onun da yürür gibi yapışı, benim yapışım öylesine, Porsuk’un akıntılı gibi duruşu öylesine. Şehrin içinden geçerken topladığı pisliğiyle yatağını balçıklaştırıp kendine kattığı kimselerle bu kokulu, pis, yeşil ve suretine dönük banklarıyla seyirlik dere, kılıflarımızı değiştirmemiz adına bileklerimizden yapışacak ve bizi daha yıllarca bırakmayacak.