Yönsüz Dalgalar

Kadın, elindeki gümüş tabağı ovarken pencere taşındaki ekeveryaların güneşte parlayan sarı, turuncu renklerini izliyordu. Arkalarındaki derede bir ceset sürüklenerek geçip gitti.

Hatırladığım İrili Ufaklı Melekler

İskeleti dışında kendisine ait hiçbir şeyi kalmamış koltuğun döşemesi artık barut rengi kelebeklerin gelişigüzel serpildiği beyaz kumaştan, gergince sarılmış; kabarık süngerleri, püskülleri sökülmüş ve yerlerine...

Doğrusallık Dışı Anlamlar

Sarıldığımız ya da ucundan tutmaya çalıştığımız işlerin devinimsizliği içimizdeki burkulmalara, savrulmalara, dışarı fırlatıldığı anda içeri kapanmalara dokunuyor; onların hızını arttırırken yarattığı boşluk, sabit durmanın da...

Ha f

Se , yapıtta bir harf atlanınca kesildi. Gerçeklik ne olup bittiğini öğrenmeye çalışırken kafasını ileriye uzattığında o kadar savunmasız kalmıştı ki boynuna hemen bir prefabrik...

Bisiklet Yolunun Yanındaki Park

Büyük kısmı ağacın sağında, bir parçası solundaydı. Işığın orada olmasını sağlayan araba camı, budanmış ağaç ve budanmamış diğerleri, iç sıkıntısı, başka bir sokak lambası ve...