9.

Şimdiye kadar romanda gerçekleşen ve henüz gerçekleşmemiş, hiç gerçekleşmeme olasılığı bile bulunan her olayla eş zamanlı olarak hayat bulan, hiçbirine bağımlı olmayan, ama hepsini kendinin gerçekleşmiş olmasına bağlı kılan bir efsaneden bahsedilmeli.

Bir zamanda varlığını sürdürmüş, başkasında yer edinememiş, adının kazındığı kayaların, ağaçların, boyandığı yapıların bulunduğu yerlerde yaşamın yok olduğu, düşsel paçalarının süründüğü topraklarda kapanan bilinçlerin açılmadığı, artık ya da hiç görülemediği ve hissedilemediği için unutulmuş olanların yasını tutan, gözlerini ömürlerinde tam kırpmamış puhu kuşlarına ait bir gerçeklikteki çölde, tek hücreli bir hapishaneden bahsedilir.

Bu hapishanenin kapalı kapısı, avlusu, kilidi, alarmı, engeli, girişin karşısındaki penceresinde parmaklığı yok. Yalnızca, içeri girmek isteyenin, puhu kuşlarının söylediği bir nesneyi unutması gerekir.

Bu kurala uydukça kimsenin girip çıkması engellenmez; ama içeride gördüklerini dışarıda hatırlayamayacaktır.

Günün birinde, zamanı varolmaya başlayan insanlardan belirli biri -gördüğünü unutmamak için her ölümüne burada kavuşarak, dirilerek, her yaşamında bir nesneyi unutarak defalarca yaptığı gibi- bu hapishaneyi aramamasına rağmen bulur.


Bu yazı, Eksilti adlı kısa romanın bir bölümüdür.