1.

Zehra’ya adanmış bir romanın başlangıcı.

Uykusundan, bir anda duyulmaya başlanan, gittikçe yükselen, bir radyodan, oldu olacak eski, fazla yer kaplayan, güçlü hoparlörlere sahip bir telsizden geldiği arada sırada bozulan kaliteden, parazitlenen yayından tahmin edilebilecek maymunların, fillerin, aslanların, kurtların, devasa sivrisineklerin, farelerin, yıkılan yapıların, patlayan bombaların, bir kişinin bile sesinin ayırt edilemediği insan kalabalığının, uzayan otların, yanan ağaçların, çevirilen kitap sayfalarının, klavye tuşlarına basan, kütürdetilen, masaları döven, insanları öldüren parmakların, insanların üstüne kapatılan ya da yaslanılmaya dayanamayıp eğilen parmaklıkların, kıpırdamamak için direnen ya da rüzgârda dönen korkulukların, kendini hepsinden sorumlu hissedip iç çekenlerin ve bunların tekrarlarının sesi yüzünden, kulakları kapansa da uyanan bebeğin canhıraş ağlamalarıyla iyice kızaran ebeveyn gözleri, gece saat üçü on dokuz geçe birbirlerine bakıyor.

İlkin açılmış derin bir yara olarak varlık bulan, ardından bütün dolaşımın sadece kendi üzerinden geçmesini sağlayan yapay bir parazite dönüşerek evin tam ortasını buraya taşındıklarından beri bölen uzun bir koridor, sanki toprağındaki kuruluk çatlakları yüzünden yaşlandığı düşünülen, kimseninse öldüğünü fark etmediği, üstünde yaşan iki kişilik masal ülkelerini baştan sona bölen farazi bir derenin gerçekçi anıt mezarı edasıyla onları sırasıyla tuvalete, mutfağa, salona ve yanına koşarak geldikleri üç haftalık bebeklerine bağlıyor. Koridorun üstündeki çatlaklar, taşındıklarında, açık kahverengi duvar kağıtlarıyla kapatıldı, genişlemeleri engellenebilirmiş gibi duvara çaktıkları çivilere elli dokuz haftalık evliliklerinin ve öncesinin aile fotoğrafları asıldı, parkeler değişti. Sehpalardaki ve yerlerdeki yapay çiçekler, duvardaki otomatik çiçek kokusu spreyiyle yaptıkları estetik dokunuşlar, bebeği görmeye gelen misafirler için yapılmış yeni değişiklikler.

Annesiyle babası henüz gözlerini kırpamadan, bebeğin sesler yükseldikçe yükselen ve onlardan birine dönüşen ağlaması, diğerlerini susturup hepsinin yerine geçiyor, koridorun ortasında açılan delik sayesinde daha gür, camları titretiyor.


Bu yazı, Eksilti adlı kısa romanın bir bölümüdür.